Nasıl bilirdiniz?
İyi bilirdik desek, hakkımızı helal ettik desek bu helallik yeter mi?
Helal olsun denir usulen ama içerde yangın yeri yanar ha yanar.
Bıçak gibi keskindir sesin, kelimelerin kurşun gibi vurucu…
Sinirle çoğu zaman, kimi zaman bilerek.
Sen unutursun belki ama canı yanan unutmaz.
Her hakaret bir duvar örer, her kelime bir iz bırakır
Her küçümseme, bir kapıyı kapatır.
Zaman akmış geçmiş sen savrulmuşsundur.
Dönüp baktığında ardına, kıyında kırgınlıklar birikmiş.
Helallik meselesi olmuş her biri.
Hakkını helal et diyerek temizlemek istersin mazinin enkazını.
Bir dilek, bir rica, bir dua…
Siler mi geçmişin yıkıntısını, yüreğin acısını?
İşte musalladasın.
Tek günlük saltanat sahibisin. Omuzlarda taşınırsın.
Filmin başrol oyuncususun artık.
Bütün gözler üzerindedir.
En çokta cenazelerde sorulur ya
Nasıl bilirdiniz?
Hakkımızı helal edelim de ya çektiklerimiz ne olacak?
O kadar kolay mı?
O kadar çektir, gecelerimizi kabusa çevir, hayatı zindan et, sonra helallik iste.
Yok öyle yağma.
Önce kırdıklarınızı tamir edeceksiniz, sonra helallik isteyeceksiniz.
Öyle hakkını et demekle hak helal olmuyor.
Çektirdiğin kadar çekersin..
Üzdüğün kadar üzülürsün.
Ne ektiysen onu biçersin.
Senin yüzünden nice geceler uykusuz kaldı.
Senin yüzünden nice gözyaşları döktü, iştahı kaçtı, huzuru bozuldu.
Siz Allah’ı gafil mi zannediyorsunuz?
Yaktığınız canlar ve inlettiğiniz insanlar, bunların ahını Allah’ın duymadığını mı zannediyorsunuz. Kimsenin yaptığı yanına kâr kalmayacak…
Vicdanlı ve merhametli bir insan olun ki, bize yalan söyletmeyin!
Öyle hakkınızı helal edin demekle de, hak helal olmuyor…
Yazar : Murat Koyuncu

YORUMLAR