LGS
LGS (Liselere Geçiş Sistemi) sınavı kapıya dayandı. Sokaklarda, okul bahçelerinde, en çok da anne, baba ve çocukların kalplerinde aynı ritim atıyor:
“Acaba nasıl geçecek?”
Bir eğitimci olarak, bu sürecin her bir aşamasına, dökülen her damla alın terine ve evlerde yaşanan o gizli fırtınalara yakından şahitlik ediyorum. Bugün, o büyük sınava saatler kalmışken, ne bir test tekniğinden ne de son dakika formüllerinden bahsedeceğim.
Bugün, masanın iki farklı tarafında oturan o kocaman yüreklere seslenmek istiyorum.
Sevgili gençler, geleceğin parlak zihinleri;
Aylardır bir maratonun içindesiniz. Arkadaşlarınız parkta oynarken siz masanızın başında soru bankalarıyla dertleştiniz. Bazen yoruldunuz, bazen “Yapamayacağım galiba” dediniz ama her seferinde o kalemi yeniden elinize aldınız.
Şunu asla unutmayın: Gösterdiğiniz o cesaret ve azim, sınav günü kitapçığın üzerine yazacağınız her türlü sayısal sonuçtan çok daha değerlidir.
Bu sınav, sizin ne kadar akıllı, ne kadar yetenekli ya da ne kadar değerli olduğunuzu ölçmüyor; sadece belirli bir zaman dilimindeki akademik birikiminizi test ediyor.
Sizin hayalleriniz, insanlığa katacağınız güzellikler, içinizdeki o çocuksu heyecan ve iyilik hiçbir optik forma sığmayacak kadar büyüktür.
Cumartesi o sınıfa girdiğinizde, sadece bir sınava değil, kendi emeğinize olan saygınızı göstermeye gidiyorsunuz.
Kendinize güvenin, çünkü biz size sonuna kadar güveniyoruz.
Kıymetli anne ve babalar, sürecin gizli kahramanları;
Sizlerin de bu süreçte çocuklarınızla birlikte uykusuz kaldığınızı, onlarla birlikte kaygılandığınızı çok iyi biliyorum.
Evladınızın geleceği için kurduğunuz hayaller, duyduğunuz endişe çok insani ve çok kıymetli. Ancak unutmayalım ki, çocuklarımız bu hayattaki en hassas radar sistemleridir; sizin yüzünüzdeki bir gölgeyi, sesinizdeki en ufak bir titremeyi anında hissederler.
Onların şu an bir öğretmenden ya da ekstra bir deneme sınavından çok, arkalarında dağ gibi duran bir limana ihtiyaçları var.
Sınav salonunun kapısı kapandığında, içeride ne yaşanırsa yaşansın, dışarı çıktıklarında sarılacakları anne-baba kollarının değişmeyeceğini bilmeye ihtiyaçları var.
Onlara vereceğiniz en güzel destek: “Sonuç ne olursa olsun, sen bizim en değerlimizsin” cümlesidir.
Bu güvenle sınava giren bir çocuğun başaramayacağı hiçbir şey yoktur.
LGS, hayat yolculuğundaki yüzlerce duraktan sadece bir tanesi. Bir son değil, yeni ve heyecan verici bir başlangıcın ilk adımı.
Cumartesi günü o salonlardan çıkan tüm çocuklarımızın gözlerinde, optiklerde ne yazarsa yazsın, kendi emeğinin gururunu görmeyi diliyorum.
Yolunuz açık, zihniniz berrak, şansınız bol olsun çocuklar.
Biz sizinle gurur duyuyoruz!
RABBİM SİZLER İÇİN HAYIRLI OLANI NASİP ETSİN.

YORUMLAR