Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
TARIK ARICAN
TARIK ARICAN

​Milli Servetimiz Çöpe mi Gidiyor?

​Milli Servetimiz Çöpe mi Gidiyoru? Kurban Derileri Neden Hak Ettiği Değeri Görmüyor?

​Bundan sadece on yıl öncesine kadar Kurban Bayramı denildiğinde akla gelen en önemli konulardan biri de derilerin toplanmasıydı. Türk Hava Kurumu’ndan yerel vakıflara kadar pek çok kurum, kurban derilerini ekonomiye kazandırmak için adeta bir seferberlik ruhuyla çalışır, kıyasıya bir rekabetle bu değerleri toplardı. O günlerin tatlı telaşı bugün yerini büyük bir sessizliğe ve üzücü bir tabloya bıraktı.

​Milyarlarca Liralık Kayıp

​Geldiğimiz noktada, geçen yıl kesilen kurbanların derilerinin büyük bir kısmının “alıcısı olmadığı” gerekçesiyle çöpe gittiğine, hatta toprağa gömüldüğüne şahit oluyoruz. Lojistik maliyetleri ve tuzlama zahmeti öne sürülerek ihmal edilen bu süreç, aslında ülke ekonomisi için ciddi bir kayıp. Bugün milyonlarca kurban derisi, yani milyarlarca liralık milli servetimiz, üretim zincirine dahil edilemeden heba ediliyor.

​”Sıfır Atık” Vizyonunu Neden Iskalıyoruz?

​Bu tabloyu farklı bir perspektiften değerlendirmek gerek: Eğer bu devasa ham madde kaynağı, “sıfır atık” ve lojistik ağlarını mükemmel şekilde kurgulayan sanayileşmiş ülkelerin elinde olsaydı, muhtemelen dünya deri sektöründe bugün açık ara lider konumda olurlardı. Biz ise kendi topraklarımızda ürettiğimiz bu katma değeri işleyememenin faturasını ağır ödüyoruz.

​İronik Bir Çelişki: Deriyi Çöpe Atıp Plastiğe Mahkum Oluyoruz

​İşin en can yakıcı tarafı ise kurduğumuz şu ironik düzen: Sağlıklı, doğal, nefes alan ve “ömürlük” bir malzeme olan deriyi değersizleştirip çöpe atarken; gün sonunda üzerimize giydiğimiz kıyafetlerde veya ev eşyalarımızda, Çin menşeli, plastik türevi polyester kumaşlara ya da geri dönüştürülmüş pet şişelerden üretilen yapay malzemelere mahkum kalıyoruz.

​Üretim Odaklı Bir Gelecek Şart

​Doğal ve yerli bir zenginliği ekonomiye kazandıramadığımız sürece, hem milli servetimizi kaybetmeye hem de sağlığımızı tehdit eden sentetik ürünlere bağımlı olmaya devam edeceğiz. Yerel düzeyde başlayacak bir lojistik ve işleme seferberliği, sadece bir deri toplama organizasyonu değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir ekonomi için atılmış kritik bir adım olacaktır.

​Bu bayram, çöpe giden her bir deri parçası aslında geleceğimize atılmış bir imza değil, telafisi zor bir ekonomik kayıptır. Artık “neler yapabiliriz?” sorusunu sormanın ve bu milli serveti yeniden ekonomiye kazandırmanın zamanı gelmedi mi?

Yazar: Tarık Arıcan

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER