Bazı acılar vardır, anlatılmaz; çünkü anlatıldığında hafiflemez, aksine daha da ağırlaşır. İnsan bu yüzden susar. İşte o suskunluk, aslında içten içe atılan sessiz bir çığlıktır.
Günlük hayatın telaşı içinde herkesin bir rolü vardır. Güçlü olan, sabreden, anlayan…
Kimse “yoruldum” demesin diye alkışlanır bu roller, ama alkışlar kesildiğinde geriye yalnızca içe atılmış cümleler kalır. Söylenmeyen her söz, biraz daha büyür insanın içinde.
Sessiz çığlıklar genelde en kalabalık yerlerde atılır. Çünkü insan en çok anlaşılamadığında yalnız hisseder. Gülümseyen yüzlerin ardında saklanan kırgınlıkları kimse sormaz, sorulmadıkça da acı kendine yer bulur.
Belki de bu yüzden, birbirimizi dinlemek yetmez artık; gerçekten duymak gerekir. Çünkü herkes konuşur ama herkes anlaşılmaz. Ve bazı çığlıklar, yalnızca yüreğiyle dinleyenlere ulaşır.


YORUMLAR