Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
MURAT KOYUNCU
MURAT KOYUNCU

Ömür Dediğin…

ÖMÜR DEDİĞİN

Büyük hırsların, bitmek bilmeyen arzuların ve kendimizi evrenin merkezine koyan o ağır kibrin ortasında yaşayıp gidiyoruz.

Yeryüzüne sığamıyor, bastığımız toprağa yük, soluduğumuz havaya ortak olmaktan öte bir hükümdarlık iddia ediyoruz.

Biriktirdiğimiz unvanlar, sahiplendiğimiz mülkler, gururla sırtımızda taşıdığımız başarılar…

Sanıyoruz ki hepsi sonsuza dek bizimle kalacak.

Kendimizi her şeye sahip, her şeyi yöneten gür bir ses zannediyoruz.

Ömür dediğin, iki nefes arasında unutulmuş incecik bir çizgiden ibaret.

Günün birinde, fırtınalı bir günde gelen sessiz bir misafir gibi ölüm dikiliverince başımıza ….

Ne o gözümüz gibi sakındığımız tapular yetişir imdadımıza, ne gümüş tepsilerde sunulan itibar.

Makam, mevki, şöhret, para…

O çok güvendiklerimiz yardım edemez olurlar.

Bütün putlarımızın hiç oluşu dikilir karşımıza…

O güne kadar gururla söylediğimiz, arkasına sığındığımız adımızı bile yavaşça çekip alır elimizden.

Saniyeler önce bir ismi, bir unvanı, bir makamı olan o mağrur insandan geriye sadece “cenaze” kalır.

Kimse artık adınla çağırmaz seni; “Cenazeyi ne zaman kaldırıyoruz?” derler, “Merhumu nasıl bilirdiniz?” diye sorarlar.

İnsanın kendi adından bile sürgün edildiği en çaresiz, en çıplak andır bu.

Adın artık cenazedir.

​Şimdi bir an durup tüm samimiyetimizi elimize alıp düşünelim.

​Gideceği yer toprağın altı olan birinin, toprağın üstünde böbürlenerek yürümesi ne büyük bir yanılgıdır.

Kırdığın kalpler, küçümsediğin bakışlar, yükselttikçe yükselttiğin o kibir kuleleri…

Hepsi bir yaprak misali rüzgarda savrulup gidecekken, bu dünyayı birbirimize dar etmenin ne alemi var?

Yeryüzünün en zengini de, en güçlüsü de aynı sessizliğe bürünüyor sonunda.

​Adımızın bile arkamızda kaldığı bir dünyada bırakabileceğimiz tek gerçek hoş bir seda olmalı.

Bir hikâyenin nasıl başladığı unutulabilir, ortasındaki karmaşa zamanla flulaşabilir; fakat insan hafızası en çok son cümleleri hatırlar.

Hayat kitabımızın son sayfasını kapattığımızda, arkada kalanların içten bir “İyi ki geçti bu dünyadan” diyebilmesi, bir fani için ulaşılabilecek en yüce mertebedir.

​Günü geldiğinde adımız fısıltıya, varlığımız güzel bir hatıraya dönüşecekse; gamı, kibri ve hırsı bir kenara bırakıp sadece iyiliği büyütmek gerek.

Bir insanın kalbine bıraktığımız samimi bir tebessüm, arkamızdan edilen içten bir dua ve adımız silindiğinde bile hatırlandığında iç ısıtan bir iyilik…

Gerisi sadece boş bir rüzgardan, beyhude bir havadan ibaret.

İnsan her şeye sahip olduğunu sanır; ölüm gelir, adını bile senden söküp alır.

Kibrin kime, havan kime..

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER