Anne Gözünden Bayram: Çocuklara Ne Bırakıyoruz?
Ramazan bitti… Bir ay boyunca sofralarımızı, sabrımızı ve kalbimizi terbiye ettik. Şimdi ise kapımızda bayram var. Ama bir anne ve gıda teknikeri olarak kendime şu soruyu soruyorum: Biz bu bayramda çocuklarımıza ne bırakıyoruz?
Bayram sabahı erkenden uyanan çocukları düşünün… Yeni kıyafetlerinin heyecanı, kapı kapı dolaşmanın neşesi, ellerinde biriken şekerler… Onlar için bayram demek çoğu zaman “çokça tatlı” demek. Ama aslında bayram bundan çok daha fazlası.
Bir anne olarak benim görevim sadece onların karnını doyurmak değil; doğruyu öğretmek. Evet, bayramda tatlı olacak, şeker olacak. Ama ölçü de olacak. Çünkü bir gıda teknikeri olarak biliyorum ki aşırı şeker tüketimi çocukların hem bağışıklığını hem de enerjisini olumsuz etkileyebilir. Bayramı mide ağrısıyla değil, mutlulukla hatırlasınlar istiyorum.
Bu yüzden kendi evimde küçük kurallarım var:
Tatlı var ama yanında mutlaka süt ya da ayran da var. Şeker var ama gün boyu sınırsız değil. Sofrada çeşit var ama israf yok.
Ama işin en önemli kısmı bu da değil…
Çocuklar bayramı bizden öğrenir. Eğer biz bayramı sadece yemekle, ikramla yaşarsak onlar da öyle öğrenir. Ama eğer biz bayramda bir büyüğün elini tutarsak, bir komşunun kapısını çalarsak, bir ihtiyaç sahibini hatırlarsak… Bayramı sadece şeker ve tatlıdan ibaret zannetmeyecekleri aktivitelerle çocuğumun odağını midesinden alıp kalbine yöneltirim. Hayatta olan büyüklerini ziyarete götürür, hiç görmemiş tanımamış olsa bile başka büyükleri de olduğunu ona kabir ziyaretleri yaptırarak kalbine merhamet tohumları ekerim. Kültürümüzün ve inancımızın gerektirdiği bu aktivitelerle çocuğumun gerçek bir bayram havasının sadece şekerden ibaret olmadığını sözle değil uygulama ile bilinçaltına yerleştiririm.
İşte o zaman çocuklarımız bayramın gerçek anlamını öğrenir.
Bir çocuğun hafızasında kalan şey yediği tatlıdan çok, yaşadığı duygudur.
Bu bayram gelin sofralarımızı sadece yemekle değil, değerlerle de donatalım. Çocuklarımıza sadece şeker değil; merhameti, paylaşmayı ve ölçülü olmayı da ikram edelim.
Çünkü bir gün büyüdüklerinde hatırlayacakları şey şu olacak:
“Benim annem bayramı sadece hazırlamazdı… yaşatırdı.”
Hayırlı, sağlıklı ve bilinçli bir bayram diliyorum.

YORUMLAR