Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
MERVE ALKIŞ
MERVE ALKIŞ

Aynı Şehirde İki Hayat

Aynı şehirde yaşıyoruz. Aynı caddelerden geçiyor, aynı gökyüzüne bakıyoruz. Ama aynı hayatı yaşamıyoruz.

Bir sokakta vitrin ışıkları geceyi gündüze çevirirken, birkaç adım ötede bir evde lamba yakılmıyor; tasarruftan değil, yokluktan. Bir evde “Bu akşam ne yesek?” diye düşünülürken, başka bir evde “Bu akşam bir şey bulabilecek miyiz?” sorusu soruluyor. Aynı şehirde, iki ayrı dünya.

Sabah kahvesini aceleyle alıp toplantıya yetişenlerle, sabah pazardan akşam tezgâh artığı toplayanlar aynı kaldırımda yürüyor. Biri zamanı planlıyor, diğeri karnını. Biri geleceğini konuşuyor, diğeri bugünü atlatmaya çalışıyor. Bu fark, sadece gelir farkı değil; umut farkı.

Zenginlik çoğu zaman yüksek duvarların, güvenlikli sitelerin arkasında saklanıyor. Yoksulluk ise saklanamıyor; çocukların ayakkabısından, annelerin sessizliğinden, babaların gözlerindeki mahcupluktan okunuyor. Ama ne gariptir ki şehir, bu sessizliği duymamayı öğrenmiş.

Oysa bu uçurum bir günde oluşmadı. Emeğin değersizleştiği, adaletin yorulduğu, vicdanın ertelendiği her gün biraz daha derinleşti. Ve biz, çoğu zaman “Beni etkilemiyor” diyerek kenara çekildik. Ta ki bir gün hepimizi etkilemeye başlayana kadar.

Aynı şehirde iki hayat varsa, bu sadece yoksulların sorunu değildir. Çünkü bir şehir, en zayıfının yaşama tutunabildiği kadar güçlüdür. Bir çocuk açken kimse gerçekten tok sayılmaz.

Belki de sormamız gereken soru şudur: Aynı şehirde yaşayıp, bu kadar farklı hayatlara bakıp hâlâ “normal” diyebiliyor muyuz?

Gerçek değişim, görmezden gelmeyi bıraktığımız gün başlayacak. Çünkü şehirler, binalarla değil; vicdanla ayakta durur.

Aynı Şehirde İki Hayat
Aynı Şehirde İki Hayat

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER