Gazze’de bugün yaşananlar, yalnızca bir çatışma değildir.
Bu, dünyanın gözleri önünde işlenen insanlık suçlarının en kanlı sahnesidir.
Ve bir gün tarih kitapları bu dönemi yazarken, satır aralarında sadece İsrail’in saldırılarını değil; sessiz kalan dünyanın suç ortaklığını da anlatacak.
Bombalar her gün Gazze’nin üzerine yağarken, uluslararası toplum yine bildiğimiz yerde: kınamalarda, çağrılarda, diplomatik dengelerde… Ama hiçbir kınama, bir çocuğun cansız bedeninin üzerini örten toz kadar bile etkili değil.
Birleşmiş Milletler “endişeliyiz” diyor, Avrupa “barış” diyor, Amerika “meşru müdafaa” diyor.
Ama kimse “yeter” demiyor.
Gazze bugün sadece bombalanmıyor; umut da sistematik biçimde yok ediliyor.
Bir halkın sesi, kimliği, geleceği hedef alınıyor.
İsrail’in yıllardır süregelen işgal politikası artık bir güvenlik meselesi değil, bir yok etme stratejisine dönüşmüş durumda.
Kendini koruma bahanesiyle yürütülen bu şiddet, aslında bir halkı haritadan silme girişimidir.
Dünya, bu suçu görmezden gelerek tarafsız kalmıyor tam tersine, taraf oluyor.
Sessiz kalmak, mazlumun değil zalimin yanında durmaktır.
Ve bu sessizlik, sadece Filistinlileri değil, insanlığı da öldürüyor.
Bir gün o hikâyeler yazılacak.
Ve o kitaplarda, kimlerin sustuğu, kimlerin yüzünü çevirdiği, kimlerin izlemekle yetindiği tek tek anılacak.
Gazze’nin sokaklarında şu an sadece savaş değil, adaletin cenazesi de dolaşıyor.
Ama unutmayalım: Her zulüm, bir gün kendi gölgesine yenilir.
O gün geldiğinde, tarih sadece zalimleri değil, susanları da yargılayacak…

- Merve ALKIŞ

YORUMLAR