Bir ülkeyi ayakta tutan şey ne sadece yüksek binalardır ne de televizyonlarda anlatılan parlak sözlerdir. Bir ülkeyi ayakta tutan; sabahın köründe işe gitmek için yola düşen işçi, evine ekmek götürmeye çalışan baba, çocuğunu okutmak için fedakârlık yapan anne ve umudunu kaybetmeden yaşamaya çalışan gençlerdir.
Bugün insanlar geçim derdiyle boğuşurken hâlâ “her şey yolunda” denilmesi, halkın gerçeğini değiştirmiyor. Pazara çıkan vatandaşın filesi boşsa, gençler geleceğini başka ülkelerde arıyorsa, emekli maaşı bir ayı çıkarmıyorsa orada insanların devlete olan güveni de yavaş yavaş azalıyor demektir.
Bir ülke korkuyla değil, adaletle güçlü olur. İnsanlar düşüncelerini rahatça söyleyebildiğinde, emeğinin karşılığını alabildiğinde ve yarına umutla bakabildiğinde devlet gerçekten güçlüdür. Çünkü ayakta duran sadece binalar değil, halkın içindeki inançtır.
Unutulmamalıdır ki bir ülkeyi ayakta tutan şey; susturulan insanlar değil, huzur içinde yaşayan vatandaşlardır.


YORUMLAR