FINDIKTA DESTEKLEME FİYATI İSYAN GETİRDİ: “ÜRETİCİNİN ÖLÜM FERMANI İMZALANDI”
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı fındık alım fiyatları, Karadeniz bölgesinde büyük bir tepki ve kriz dalgası başlattı. Giresun kalite fındık için 255 TL, Levant kalite fındık için ise 250 TL olarak belirlenen kilogram fiyatı; hem ziraat odalarının hem de bölge ekonomisini yakından takip eden uzmanların sert eleştirilerine hedef oldu.
Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça, açıklanan rakamlara tepkisini tek cümleyle özetledi: “Kısa ve öz… Fındık üreticisinin ölüm fermanını imzaladınız… Sadece yazık diyebiliyorum.”
“Maliyetine Fındık Satılacak, Üretim Düşecek”
Açıklanan fiyatların fındığın ortalama üretim maliyetine ancak denk geldiğini belirten Ekonomi Yazarı Şinasi Kara ise tablonun bölge ve ülke ekonomisi açısından yaratacağı tehlikeleri şu sözlerle değerlendirdi:
“Açıklanan 250 TL’lik fındık destekleme fiyatı tamamen hayal kırıklığı yaratmıştır. Bu fiyat ortalama maliyete tekabül ediyor; yani müstahsil ürününü maliyetine satmak zorunda kalacak. Ortalama maliyeti tutturamayan marjinal üreticiler ise kademeli olarak piyasadan çekilecek. Bu durum önümüzdeki yıllarda fındık rekoltesini ve üretimini doğrudan düşürecektir.”
“Serbest Piyasada Fındık 200 TL’ye Düşebilir”
TMO’nun alım kriterlerinin yüksekliği ve randevu sistemindeki aksaklıklar nedeniyle üreticinin tüccara mahkûm edildiğini vurgulayan Kara, serbest piyasa beklentisini de paylaştı:
“TMO’nun 250 TL’den alım yapması piyasa taban fiyatını korumaya yetmez. TMO standartları oldukça yüksek tutuyor ve üreticinin randevu alması bile ciddi bir sorun. Bunu bilen tüccar ve esnaf, açılış fiyatını daha da düşük seviyelerden belirleyecektir. Piyasa şartlarında tüccarın fındığı kilogramı 200 liradan kapatacağını öngörüyorum. Fındık üreticisi mağdur olduğunda zincirleme etkiyle bölge esnafı ve yerel ekonomi de büyük bir darbe alacaktır.”
Ülke Ekonomisine “1 Milyar Dolar” Kayıp Uyarısı
Fındığın yüzde 90’ının ihraç edilen stratejik bir ürün olduğuna dikkat çekilen değerlendirmelerde, Türkiye’nin dünya fındık piyasasındaki fiyat belirleme gücünü kullanamadığı ifade edildi. Kara, açıklanan fiyatın Türkiye’ye faturasını şu rakamlarla gözler önüne serdi:
“Fındık, Avrupa çikolata ve gıda sanayisinin vazgeçilmez ham maddesidir. Dünyada talebin arzın önünde gittiği nadir ürünlerden biridir ve uluslararası piyasa fiyatını devletin destekleme alımı tayin eder. Kilogramı 250 TL olan fiyat yaklaşık 5,20 dolara denk gelmektedir. Yılda kabuklu bazda 500 bin ton fındık satan Türkiye, bu fiyatla yaklaşık 2,6 milyar dolar döviz girdisi sağlar. Eğer taban fiyat 7 dolar seviyesinde tutulsaydı, ülkenin kazanacağı döviz 3,5 milyar doları bulacaktı. Fiyatı belirleyenler, yanlış politikalar yüzünden ülkeye 1 milyar dolara yakın döviz kaybettirdiklerinin farkında değil. Malına sahip çıkmayan bir anlayış yüzünden hem üretici hem bölge esnafı hem de devlet kaybediyor.”
Bölgedeki ziraat odaları ve üretici temsilcileri, açıklanan alım fiyatlarının ve alım koşullarının acilen gözden geçirilmesi çağrısında bulunuyor.
SON SÖZ: FINDIK SADECE BİR TARIM ÜRÜNÜ DEĞİLDİR
Fındık, Karadeniz insanı için sadece topraktan toplanan bir ürün değil; alın teri, okul harçlığı, düğün masrafı ve kışlık rızıktır. Üreticiyi maliyetine çalışmaya mahkûm etmek, sadece bahçedeki çiftçiyi değil, şehirdeki esnafı ve nihayetinde ülke ekonomisini doğrudan cezalandırmaktır. Türkiye’nin tekel konumunda olduğu bir dünya pazarında döviz gelirini kendi eliyle düşürmesi, ekonomi yönetimi açısından büyük bir akıl tutulmasıdır. Eğer bu yanlıştan bir an önce dönülmezse, yarın bahçesine girecek üretici de, o fındığı işleyecek sanayici de, ülkeye girecek döviz de bulunamayacaktır. Toprağına ve üreticisine sahip çıkmayan bir anlayışın kazananı olmaz; kaybeden her zaman olduğu gibi yine millet ve ülke olacaktır.
Yazar: Tarık Arıcan
