Ordu Olgunlaşma Enstitüsü, “Hayat Boyu Öğrenme” anlayışı doğrultusunda hazırladığı yıl sonu sergisini sanatseverlerin beğenisine sundu. İl Milli Eğitim Müdürlüğü sergi salonunda düzenlenen programa Vali Muammer Erol da katıldı.
Sergiye; Vali Muammer Erol’un yanı sıra Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Fatih Vargeloğlu, Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Hülya Eyigün Odabaşı, öğretmenler, kursiyerler ve davetliler katılım sağladı.
“KÜLTÜREL MİRAS GELECEK KUŞAKLARA AKTARILIYOR”
Açılış konuşmasını yapan İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Fatih Vargeloğlu, Ordu Olgunlaşma Enstitüsü’nün 1 Haziran 2023 tarihinde Türkiye’nin 31’inci Olgunlaşma Enstitüsü olarak kurulduğunu belirtti. Vargeloğlu, enstitünün; gelenekten ilham alarak geçmiş ile gelecek arasında kültür ve sanat köprüsü kurmayı hedeflediğini vurguladı.
2024-2025 eğitim öğretim yılı boyunca millî tarih bilinci, çevre duyarlılığı, emek, dil ve sanat eğitimi gibi birçok temada sergiler düzenlendiğini ifade eden Vargeloğlu, 2025-2026 eğitim öğretim yılında ise kökler ve gelecek, Cumhuriyet değerleri, Atatürk’ü doğru anlama, öğretmenlik mesleğinin toplumsal boyutu, engelsiz yaşam bilinci ve yerli üretim temalarının öne çıkarılacağını söyledi. Eğitim yılı boyunca dokuz yeni sergi planlandığını da sözlerine ekledi.
HAPSAMANA KÜLTÜRÜ DEFİLEYLE TANITILDI
Program kapsamında, Ordu’nun iç kesimlerinde yer alan ve tarihî kaynaklarda “Hapsamana” adıyla anılan Gölköy yöresine ait geleneksel kültürü yansıtan kısa bir defile, katılımcıların büyük ilgisini çekti.
Bir yıl boyunca yürütülen çalışmalar sonucu ortaya çıkan eserlerin yer aldığı serginin açılış kurdelesi, Vali Muammer Erol ve protokol üyeleri tarafından kesildi.
GELENEKSEL KÜLTÜR VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÖN PLANDA
Sergide yer alan ürünler, Ordu’nun geleneksel kültürel mirasını odağına alan “Hapsamana” ve bölgenin önemli tarım ürünlerinden mısırın sosyokültürel ve ekonomik değerine dikkat çeken “Çıtıman’ın Yankısı” projeleri kapsamında hazırlandı.
“Çıtıman’ın Yankısı” projesinde; mısır koçanı yapraklarından yola çıkılarak, sürdürülebilirlik ve ileri dönüşüm anlayışıyla doğal malzemelerin sanatsal ve işlevsel ürünlere dönüştürülmesi hedeflendi.
“Geçmişten Günümüze Hapsamana” projesinde ise yöreye özgü geleneksel giyim-kuşam kültürü, tarihsel kaynaklar ve saha verileri doğrultusunda ele alınarak özgün tasarımlarla yeniden yorumlandı.
YÖRESEL KIYAFETLER KÜLTÜREL KİMLİĞİ YANSITIYOR
Enstitüde hazırlanan yöresel kıyafetler; bölgenin iklim koşulları, üretim biçimleri ve günlük yaşamı temel alarak tasarlandı. Pamuklu kumaşlardan dikilen uzun entariler, el dokuması kumaşlar, çarpana dokumalar, tülbentler ile boncuk ve pul süslemeleri; kadın giyiminde estetik ve işlevselliği bir arada sunarken, kadının üretimdeki rolünü ve kuşaktan kuşağa aktarılan yaşam bilgisini temsil ediyor.

