Kendi Tarlasında ‘Irgat’ Oldu: Sözleşmeli Üretimde ‘Şirket Şerhi’ Skandalı!
Çiftçinin ÇKS belgesindeki “Sözleşmeli Üretim” ibaresi, bankalar için “kredi vermeme” gerekçesine dönüştü. Bankadan eli boş dönen üretici, girdi maliyetleri için şirketlerin insafına mahkum ediliyor.
Türkiye’de tarımsal üretimi artırmak ve planlı tarıma geçmek amacıyla teşvik edilen “sözleşmeli üretim” modeli, üretici için finansal bir tuzağa dönüştü. Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kayıtlarına düşülen “sözleşmeli” şerhi nedeniyle bankaların kapısından dönen köylü, kendi toprağında adeta bir “şirket işçisi” konumuna düşürüldü.
Bankalardan “Git Şirketin Ödesin” Yanıtı
Son dönemde finansman arayışıyla bankalara giden binlerce üretici, “sözleşme şerhi” engeline takılıyor. Banka yetkilileri, üretim süreci bir şirketle protokole bağlanmış olan çiftçilere kredi musluklarını kapatmış durumda. İddialara göre bankalar, kredi talebinde bulunan çiftçilere; “Tarlana ve ürününe zaten şirket şerh koymuş, riskini biz alamayız. Git üretim masraflarını o şirket karşılasın” diyerek kapıyı gösteriyor.
Çiftçi Şirketlerin İnisiyatifine Terk Edildi
Bankalardan nakit desteği alamayan üretici, ekim yapabilmek için tek bir seçeneğe zorlanıyor: Şirket borçlanması. Gübre, tohum ve mazot gibi temel girdileri sözleşme yaptığı şirketten “avans” veya “borç” olarak alan çiftçi, henüz hasat yapmadan şirkete göbekten bağlanıyor. Bu durum, hasat zamanı fiyat pazarlığında çiftçinin elini tamamen zayıflatırken, üreticiyi piyasa koşullarında özgürce ürün satamaz hale getiriyor.
”Mülk Sahibiydik, Taşeron Olduk”
Sektör temsilcileri ve üreticiler, sistemin işleyişindeki bu çarpıklığın tarımda bağımsızlığı yok ettiğini vurguluyor. Kredi imkanından yoksun kalan küçük ve orta ölçekli üretici, zamanla tarlasının üzerindeki karar yetkisini kaybederek, sadece şirketin belirlediği takvime ve girdilere göre çalışan bir “taşeron” haline geliyor.
Üretici Çözüm Bekliyor
Tarım sektöründeki bu finansal tıkanıklık, üretim zincirini de tehdit ediyor. Üreticiler, ÇKS sistemindeki şerhlerin bankalar nezdinde bir “kara liste” muamelesi görmemesini ve kamu bankalarının sözleşmeli üretim yapan çiftçilere yönelik özel bir kredi paketi açmasını talep ediyor. Aksi takdirde, Anadolu’da kendi toprağının sahibi olan çiftçilerin, büyük sermaye gruplarının “maaşsız işçisi” haline gelmesi kaçınılmaz görünüyor.
BİLGİ GRAFİĞİ: ÇİFTÇİ NASIL ‘ŞİRKET İŞÇİSİ’ YAPILIYOR?
Bu grafik, bağımsız bir üreticinin sistemin içine girip nasıl hareket edemez hale geldiğini 4 adımda özetler:
1. ADIM: Sözleşme İmzalanıyor
Görünürde: Çiftçiye alım garantisi ve pazar güvencesi veriliyor.
Gerçekte: Çiftçinin ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) belgesine “Sözleşmeli Üretim” şerhi düşülüyor.
2. ADIM: Banka Kapıları Kapanıyor
Sorun: Çiftçi nakit ihtiyacı için bankaya gidiyor.
Banka Yanıtı: “Üretimin şirket kontrolünde, teminatın yok. Krediyi şirketinden iste!”
Sonuç: Çiftçinin bağımsız finansman kanalı tamamen kesiliyor.
3. ADIM: Şirkete Tam Bağımlılık
Mecburiyet: Nakit bulamayan çiftçi; tohum, gübre ve ilacı şirketten borçla almak zorunda kalıyor.
Maliyet: Şirket, girdileri piyasa fiyatının üzerinde veya faizle çiftçiye borç kaydediyor.
4. ADIM: Hasat ve Borç Sarmalı
Final: Ürün hasat ediliyor ancak fiyatı şirket belirliyor.
Acı Tablo: Satış geliri, başta alınan borçlara ve girdi maliyetlerine gidiyor. Çiftçinin elinde kalan miktar, bir sonraki yılı kurtarmaya yetmiyor ve döngü en baştan başlıyor.
Peki bu kısır döngü neden kırılamıyor? Çünkü egemenlerin amacı “plantasyon” türü tarımsal üretime geçmek. Çay, muz, kahve gibi “kitlesel tüketim mallarının” üretimleri, yüzde 90 oranında plantasyonlarda gerçekleştiriliyor. Sıra fındıkta.
Plantasyon üretimi, geniş araziler üzerinde yapılan kitlesel bir üretim. Şirketler teknolojinin ve çok üretmenin verdiği maliyet avantajı sayesinde büyük kârlar elde ediyor. Bunun için tekel kurması ve kârını maksimize etmesi şart. Tabii bunun için de toprağa bir şekilde el koymalı, yerli üreticileri mülksüzleştirip, proleterleştirmeli…
Tarımda şirketleşme, sözleşmeli üretim ve Tekelleşmeye Hayır…! ”Tapusu kendinde, sözü şirkette: Bankaların ‘kredi’ kapısını kapattığı çiftçi, şirketlerin insafına terk edildi!”
Z. Müh. Tarık ARICAN
