Karadeniz’de Doğa Alarm Veriyor: Sahiller Çöp Dağlarına Teslim! Karadeniz Bölgesi’nde yıllardır süregelen “vahşi depolama” sorunu, sadece doğayı değil, insan sağlığını ve deniz ekosistemini de geri dönülmez bir noktaya sürüklüyor. Dalgaların kıyıya vurduğu her çöp, bölgenin turizm ve balıkçılık geleceğinden çalıyor. 1. “Mavi” Kararıyor: Çöp Dağları Denize Akıyor Bölgenin coğrafi yapısı nedeniyle düzlük alan bulmakta zorlanan belediyeler, evsel ve tıbbi atıkları doğrudan sahil şeridine veya dere yataklarına döküyor. Fırtınalı günlerde yükselen Karadeniz dalgaları, bu çöp dağlarını yutarak atıkları tüm kıyı şeridine yayıyor. 2. Görünmeyen Tehlike: Sızıntı Suyu ve Mikroplastikler Vahşi depolama alanlarında herhangi bir yalıtım sistemi bulunmadığı için: Ağır Metaller: Atıklardan süzülen zehirli sular yer altı kaynaklarına karışıyor. Balıkçılık Risk Altında: Plastikler parçalanarak mikroplastiklere dönüşüyor ve Karadeniz’in sofralarımıza gelen balıklarının içine işliyor. Koku ve Görsel Kirlilik: Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte yayılan ağır koku, sahil kasabalarında yaşam kalitesini sıfıra indiriyor. 3. “Coğrafya Bahane Edilemez” yerel aktivistler, “Katı Atık Aktarma İstasyonları” ve “Geri Dönüşüm Tesisleri”nin bir lüks değil, zorunluluk olduğunu vurguluyor. Modern tesislerin eksikliği, Karadeniz’i dünyanın en büyük “çöp göllerinden” biri haline getirme riski taşıyor. Karadeniz’in dik yamaçları ve dar sahil şeridi, maalesef yıllardır “kolay çözüm” olarak görülen vahşi depolamanın kurbanı oluyor. Z.Müh. Tarık ARICAN

YORUMLAR