Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
MURAT KOYUNCU
MURAT KOYUNCU

Bu Sarmaldan Nasıl Çıkarız?

BU SARMALDAN NASIL ÇIKARIZ?

Gençlerimizi sadece birer “sıralama numarası” olarak görmekten vazgeçip, onları geleceğin mimarları yapacak köklü bir zihniyet ve sistem değişimine ihtiyacımız var.

İşte o çıkış yolları:

​1. Yeteneğe göre yönlendirme ve erken kariyer rehberliğiyapılmalı.

​Mevcut sistemde rehberlik, sınavdan sonra “puan analizi yapma” işine indirgenmiş durumda. Oysa gerçek rehberlik, çocuğun ilkokul ve ortaokul yıllarında başlar.

​ Okullarda öğrencilerin analitik, sanatsal veya pratik yeteneklerini ölçecek uygulamalı merkezler kurulmalı.

​ Üniversiteye geçiş tek bir pazar gününe ve çoktan seçmeli 120-80 soruya sıkıştırılmamalı. Öğrencinin okul hayatıboyunca geliştirdiği projeler, portfolyolar ve ilgi alanları yerleştirmede ciddi bir ağırlığa sahip olmalı.

​2. Yükseköğretimde “Nicelik” değil “Nitelik” odaklı köklü yenilikler yapılmalı.

​Her ile tabela üniversitesi açma politikasından acilen vazgeçilmelidir.

​Bölgesel İhtisaslaşma planlanmalı. Her üniversite her bölümü açmak zorunda değil. Bir şehir tarım bölgesiyse oradaki üniversite tarım ve hayvancılıkta dünyaya kafa tutmalı, diğeri yazılımda, bir başkası sanayide derinleşmeli.

​Akademik özerklik ve liyakat mutlak hakim olmalı.Üniversitelerin nitelik kazanması, kadroların liyakatle doldurulmasına ve bilimsel özgürlüğe bağlıdır.

Akreditasyon şartları ağırlaştırılmalı, dünya standartlarının altında kalan verimsiz fakülteler gerekirse kapatılmalı veya meslek yüksekokullarına dönüştürülmelidir.

​3. Eğitim-İstihdam planlaması ve kontenjan stratejisigeliştirilmeli.

​Kontenjanları sadece bütçe ya da fiziki yetersizlikten dolayı değil, ülkenin 10-20 yıllık iş gücü projeksiyonuna göre düşürmek veya artırmak gerekir.

​Yapay Zeka ve Geleceğin Meslekleri planlanıp ona göre gelecğe hazırlanmalıyız.

10 yıl sonra geçerliliğini yitirecek bölümlerin kontenjanları kademeli olarak azaltılmalı; veri analitiği, yenilenebilir enerji, biyoteknoloji gibi geleceğin alanlarına yatırım yapılmalıdır.

​Sanayi ve Üniversite Entegrasyonu geliştirilmeli. Üniversite kontenjanları belirlenirken Sanayi Odaları, Ticaret Odaları ve teknoparklarla masaya oturulmalı. Sektörün ihtiyacı kadar mezun verilmesi sağlanarak “diplomalı işsizlik” daha yolun başında önlenmeli.

​4. Mesleki eğitimin itibarını iade etmek zorundayız.

​Herkes üniversite mezunu olmak zorunda değil ve olmamalı da. Almanya gibi gelişmiş ekonomilerin temelinde güçlü bir mesleki eğitim yatar.

​Meslek liselerinin dönüşümünü acilen yapmalıyız. Meslek liseleri ve meslek yüksekokulları (MYO), gençlerin “zoraki gittiği” yerler olmaktan çıkarılmalı. Bu okullara giden öğrencilere burs, erken sigorta ve mezuniyette istihdam garantisi gibi ciddi teşvikler verilerek bu kanallar cazip hale getirilmelidir.

​”Ara Eleman” Değil “Aranan Eleman”: Toplumdaki “üniversite okumayan başarısızdır” algısı kırılmalı, teknik ve mesleki emeğin piyasadaki maddi ve manevi karşılığı yükseltilmelidir.

​ Gençlerimize tercih dönemlerinde “Ölmeyecek meslek seçin” demek, bu ülkenin eğitim sisteminin iflas ettiğinin itirafıdır.

Sorun gençlerin yanlış tercih yapması değil, onlara doğru seçenekler sunamayan yapıdır.

Eğer bu dönüşümü bugünden başlatmazsak, yarın sadece mutsuz bireylerin değil, geleceğini kaybetmiş bir ülkenin köşelerini yazmaya devam edeceğiz.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER