Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
MURAT KOYUNCU
MURAT KOYUNCU

19 Mayıs 1919

19 Mayıs 1919, Anadolu’nun üzerine çöken o zifiri karanlığı ve milletin kalbindeki o sessiz ama derin feryadı hissetmek, bugün bastığımız toprağın kıymetini anlamanın ilk adımıdır.

Takvim 1919’un baharını gösteriyordu ama Anadolu’da çiçekler açmıyordu.

Yüzyıllardır dünyaya adalet dağıtan koca bir çınar, dört bir yanından baltalanmış; dalları kırılmış, gövdesi yaralanmıştı.

 Mondros denilen o kara mühür, bir milletin elini kolunu bağlamış, vatanın mahremiyetine yabancı çizmeler girmişti.

​İstanbul’un masmavi suları, simsiyah zırhlıların gölgesiyle kirlenmişti. Saray sessiz, meclis suskun, ufuk ise dumanlıydı.

 İzmir’in sokaklarında yankılanan o ilk kurşun sesi, aslında bir devrin bitişi değil, bir direnişin habercisiydi.

Ancak o an için elde avuçta ne barut vardı ne de ekmek…

Anaların gözyaşı kurumuş, cepheden dönmeyen evlatların acısı her ocağın üzerine bir sis gibi çökmüştü.

​İnsanlar fısıldaşarak konuşuyordu: “Bitti mi?” Hayır, bitmemişti.

Türk milletinin lügatinde “teslimiyet” kelimesi hiç olmamıştı. Lakin yorgundu bu millet; Balkanlar’da, Çanakkale’de, Yemen’de toprağa verdiği fidanların yasını tutuyordu.

Bir ışık arıyordu gözler. Karadeniz’in hırçın dalgaları arasında süzülecek, bir vapurun güvertesinde taşıdığı o “mavi gözlü” umudu bekliyordu habersizce.

​Samsun’a doğru yola çıkan sadece bir vapur değildi; koca bir tarihin şerefi, haysiyeti ve bağımsızlık yeminiydi.

 O günlerde vatan;

​Yaralıydı ama mağlup olmayı reddediyordu.

​Yoksuldu ama onurundan vazgeçmiyordu.

​Yalnızdı ama sinesindeki imana güveniyordu.

​19 Mayıs sabahı güneş Samsun’dan doğmadan hemen önce, bu topraklar tarihin en uzun gecesini yaşıyordu. Ve o gece, bir milletin küllerinden yeniden doğuşuna, prangalarını parçalayışına şahitlik etmek üzereydi.

 Bundan tam 107 yıl önce, Bandırma Vapuru Karadeniz’in hırçın dalgaları arasında süzülürken, aslında sadece bir grup askeri değil, bir halkın çalınmış hayallerini ve bağımsızlık sevdasını taşıyordu.

​”Geldikleri gibi giderler” diyen o sarsılmaz irade, sadece bir askerin sözü değil, bir milletin ortak yeminine dönüşmek üzere Anadolu’nun kalbine yürüyordu.

19 Mayıs, bir milletin karanlığın en koyu anında, “Bitti” denilen yerden yeniden filizlenişinin, bir devin uykusundan uyanışının ilk nefesidir.

​ Mustafa Kemal Atatürk, Samsun’a ayak bastığında cebinde parası, elinde sihirli bir değneği yoktu. Ama göğsünde, çelikten daha sert bir “inanç” ve milleti için çarpan bir “yürek” vardı.

O gün Samsun’da doğan güneş, sadece bir şehrin sokaklarını değil; umudunu yitirmiş babaların, evladını cepheye uğurlamış anaların ve yarınsız kalmış çocukların içini ısıttı.

Atatürk, Türkiye Cumhuriyetini neden gençlere emanet etti?

Çünkü gençlik; teslim olmamaktır. Gençlik; imkansıza gülümseyip “Yaparız” diyebilmektir.

O, “Bütün ümidim gençliktedir” derken; bizlerin gözlerindeki o bitmek bilmeyen ışığa, damarlarımızdaki o deli kana güvendi.

​Bugün 19 Mayıs’ı kutlarken içimizde hissettiğimiz o yumru, sadece geçmişe duyulan bir özlem değil; bu toprağın her karışında yatan şehitlerimize verdiğimiz bir namus sözüdür.

​Samsun’da atılan o ilk adım, bugün bizim attığımız her özgür adımın temelidir.

​O gün yakılan meşale, bugün bizim zihnimizdeki bilim, sanat ve hürriyet ışığıdır.

​Ey Türk Gençliği!

​Şimdi başını kaldır ve aynaya bak. Gördüğün sadece bir yüz değil; bir ulusun küllerinden doğuşunun kanıtıdır.

19 Mayıs, bize diz çöktürmek isteyenlere, emperyalistlere, sömürgecilere, tek dişi kalmış canavara karşı verilmiş en asil cevaptır.

​Bizler; rüzgarı arkasına alanların değil, rüzgara karşı yürüyenlerin torunlarıyız. Yorgun olabiliriz, yolumuz uzun olabilir; ama unutma ki “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”

​19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun!

Ruhun şad olsun Atam; açtığın yolda, gösterdiğin hedefe, hiç durmadan yürüyeceğimize ant içeriz.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER