“Çöp sadece koku değil, hastalıktır; köpekler sadece can değil, sorumluluğumuzdur. Karadere’de neler oluyor?”
Gölköy’ün Karadere mevkisi, kontrolsüz atık yönetimi ve sahipsiz hayvanların yaşam mücadelesiyle bir “ekotoksikolojik” kriz merkezine dönüşmek üzere.
“Ekotoksikolojik” olan bu terim, çevremizi ve sağlığımızı doğrudan ilgilendiren bilimsel bir disiplini ifade eder.
En basit haliyle Ekotoksikoloji; doğaya salınan kimyasal maddelerin (zehirlerin) ekosistemdeki canlılar (bitkiler, hayvanlar ve insanlar) üzerindeki zararlı etkilerini inceleyen bilim dalıdır.
İşte Karadere örneği üzerinden bu terimin ne anlama geldiğinin kısa özeti:
1. Eko + Toksikoloji Ne Demek?
Eko: Canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan ilişkisini (Ekosistem).
Toksikoloji: Zehirli maddelerin canlı vücudundaki etkilerini (Zehir bilim).
Birleşince: Bir zehrin sadece tek bir canlıyı değil, tüm bir doğal döngüyü nasıl bozduğunu inceler.
2. Ekotoksikolojik Kriz Karadere’de Nasıl İşler?
Karadere mevkisindeki süreci bir zincirleme reaksiyon olarak düşünebiliriz:
Giriş: Çöplüğe kontrolsüzce ağır metaller ve piller atılır.
Yayılım: Yağmur suyu bu çöplerin içinden geçer ve “sızıntı suyu” haline gelerek toprağın derinliklerine, oradan da yeraltı suyuna karışır.
Biyobirikim: Sudaki bu zehirler önce bitkilere geçer, sonra o bitkiyi yiyen hayvana, en son da bu hayvanın sütünü içen veya o sudan beslenen tarım ürünlerini tüketen insana ulaşır.
Sonuç: Tek bir atık, tüm besin zincirini zehirleyerek “ekotoksikolojik” bir felakete neden olur.
3. Neden Önemli?
Bu terim kullanılıyorsa, sorun artık sadece “kötü koku” veya “görüntü kirliliği” aşamasını geçmiş, hücresel ve genetik boyutta bir hastalık riski başlamış demektir.
Özetle: Ekotoksikoloji, “Doğaya attığın zehir, dönüp dolaşıp tabağına gelir” gerçeğinin bilimsel adıdır.
Bu sadece bir görüntü kirliliği değil, sessizce büyüyen bir salgın riskidir.
Vahşi Depolama: Toprağın ve Suyun Sessiz Katili
Karadere mevkisinde devam eden kontrolsüz çöp dökümü, bilimsel literatürde “Vahşi Depolama” olarak adlandırılıyor. Modern katı atık tesislerinin aksine, bu yöntemde çöplerden sızan ağır metaller ve kimyasal sıvılar doğrudan yeraltı su kaynaklarına karışıyor.
Sızıntı Suyu Tehlikesi: Çöplerin çürümesiyle oluşan yüksek kirlilik yüküne sahip sıvılar, bölgedeki tarım arazilerini ve içme suyu havzalarını tehdit ediyor.
Metan Gazı Riski: Kontrolsüz biriken atıklar, yaz aylarında metan gazı sıkışmasına bağlı yangın riskini ve çevreye yayılan toksik kokuyu artırıyor.
Hayvan Refahı Değil, Bir “Hijyen Krizi”
Bölgenin bir diğer can yakıcı sorunu ise onlarca sokak köpeğinin bu çöplük alanına bırakılması. Bilimsel açıdan, çöplüklerde yaşayan hayvanlar zoonotik hastalıklar (hayvanlardan insanlara geçen hastalıklar) için birer taşıyıcı haline gelebilir.
”Çöplerin arasında hayatta kalmaya çalışan köpekler; uyuz, parazit ve çeşitli enfeksiyonlarla boğuşuyor. Hijyenin sıfır olduğu bu noktada hayvanların tutulması, hem vicdani bir dram hem de biyolojik bir risk zinciri oluşturuyor.”
Halk Sağlığı Tehdit Altında: Zoonotik Riskler
Karadere sakinleri sadece kokuyla değil, aynı zamanda sinek, fare ve başıboş hayvanlar aracılığıyla yayılabilecek salgın hastalık riskiyle de karşı karşıya. Çöplük alanları, vektör (taşıyıcı) canlıların üreme noktasıdır. Bu durum; bölgedeki çocukların ve yaşlıların bağışıklık sistemini doğrudan tehdit eden bir ortam yaratıyor.
Çözüm İçin Bilimsel ve İnsani Adımlar
Halkın talebi ve uzmanların görüşü ortak bir noktada buluşuyor: Entegre Atık Yönetimi.
Vahşi Depolamaya Son: Karadere’deki atık birikimi acilen durdurulmalı ve alan rehabilite edilmelidir.
Kısırlaştır ve Yaşat: Sokak hayvanları çöplüklere terk edilmek yerine; aşılama, kısırlaştırma ve sağlıklı barınaklarda rehabilitasyon sürecine alınmalıdır.
Bölgesel Denetim: Yerel yönetimlerin, çevre mevzuatına uygun şekilde denetimlerini sıkılaştırması elzemdir.
”Karadere’de biriken sadece çöp yığınları değil, insanlığın doğaya ve dilsiz dostlarına olan borcudur. Unutulmamalıdır ki; doğayı kirleten her atık ve görmezden gelinen her can, yarın çocuklarımıza bırakacağımız en ağır miras olacaktır. Karadere ya küllerinden doğacak ya da bu ihmalin altında hep birlikte kalacağız.”
Z. Müh. Tarık ARICAN

YORUMLAR