Gıda İsrafı mı, Yoksulluğu Normalleştirme mi? “Tarihi Geçmiş Ürün” Tartışması
Tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) geçen ürünlerin ayrı reyonlarda satılmasına yönelik gündeme gelen düzenleme, hem vatandaşta hem de uzmanlarda “gıda güvenliği” ve “yoksulluğun görünmez kılınması” endişesini beraberinde getirdi.
Son dönemde ekonomideki daralma ve alım gücündeki düşüş her geçen gün hissedilirken, gıda ürünleri üzerindeki düzenlemeler de dikkat çekiyor. “Gıda israfının önlenmesi” gerekçesiyle gündeme gelen, tavsiye edilen tüketim tarihi geçmiş ürünlerin ayrı bir reyonda satışa sunulması uygulaması, kamuoyunda hararetli bir tartışma konusu oldu.
Halk Sağlığı mı, Ekonomik Sıkışmışlık mı?
Konuyla ilgili görüş belirten tüketiciler ve sağlık uzmanları, uygulamanın ciddi riskler taşıdığını vurguluyor. Gıda güvenliği ve halk sağlığı açısından kritik bir eşik olan son tüketim tarihi ile tavsiye edilen tüketim tarihi arasındaki farkın göz ardı edilmemesi gerektiği belirtiliyor. Vatandaşlar, “İsrafın önlenmesi elbette kıymetli; ancak bu durum halkın sağlığını riske atacak bir ‘mecburiyet’ alanına mı dönüştürülüyor?” sorusunu soruyor.
Yoksulluk “İsraf” Kılıfıyla mı Örtülüyor?
Eleştirilerin bir diğer odağı ise bu düzenlemenin, derinleşen yoksulluğu perdelemek için bir araç olarak kullanılıp kullanılmayacağı yönünde. Yurttaşların temel gıda ürünlerine erişiminin zorlaştığı bir süreçte, bu tür reyonların yoksulluğu “normalleştirmek” anlamına gelebileceği iddiaları gündeme geliyor. Ekonomik şartlar nedeniyle “ikinci sınıf” gıda tüketimine yönlendirilmenin, toplumun alım gücündeki erimeyi örtbas etme çabası olabileceği yorumları yapılıyor.
”Patronlar mı, Vatandaş mı Korunuyor?”
Yerel halk ise çarşı pazardaki fiyat artışları karşısında bu tür düzenlemelerin çözüm üretmek yerine günü kurtarmaya yönelik olduğunu ifade ediyor. Sosyal medyada ve mahallelerde yükselen tepkilerde, üreticinin ve büyük market zincirlerinin ellerindeki stokları eritmek adına vatandaşı “tarihi geçmiş” ürünlere mahkum ettiği görüşü ağırlık kazanıyor.
Siz Ne Düşünüyorsunuz?
Yerel gazetecilik anlayışımız gereği, bu düzenlemenin şehrimizdeki marketlerde uygulanması durumunda neler yaşanacağını takip etmeye devam edeceğiz. Gıda güvenliğinden taviz verilmeli mi, yoksa çözüm üretim maliyetlerini düşürmekten mi geçmeli? Görüşlerinizi gazetemizle paylaşın.
Yazar : Tarık Arıcan

YORUMLAR