ÖĞRETMENİMİ ÖLDÜRDÜLER
Âlimin ölümü, âlemin ölümü gibidir. (Hz Muhammed)
Zira âlimler vahyi kendilerine kılavuz edinen Peygamberlerin varisleridir.
Toplumları hak ve hakikate yönlendiren rehberlerdir. Geleceğimizi aydınlatan yeryüzü kandilleridir.
Her gün çocukların için bin bir emekle, bin bir umutla gittiğin okula tabutla gitmek ne demektir?
Onu kalbinde taşımak varken tabutunu taşımak ne demektir?
Öğretmenini koruyamayan toplumlar karanlığa mahkumdur.
Evde bir çocukla baş edemeyen, veremediği terbiyeyi okulda öğretmenden bekleyen…
Öğretmenin en ufak ses yükseltmesine şikayet edenler…
Eğitimde şiddete dur demek yetmez; şiddet okulda başlamıyor ailede engelleniyor.
Bir toplumun aynası yetiştirdiği çocuklarıdır. Şiddet biranda ortaya çıkmadı.
Eksik sevgi, eksik sınır, eksik değer eğitimi… Büyüdü ,büyüdü,büyüdü…
Hangi ara “ Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum”danbu hallere geldik.
Öğretmeni itibarsızlaştıran her dil, çocukların zihninde otoriteyi aşındırdı.
Öğretmeni hedef haline getirdi.
Otoritenin her gün aşındırıldığı bu yüzyılda bedeli çok ağır, çok acı oldu.
Bu ülkede Öğretmenler öldürülüyor ve biz hiç bir şey olmamış gibi hayatımıza devam ediyoruz…
Her olayı kanıksadığımız gibi bu olayda normalleşti, sıradan oldu.
Biz ki öğretmen sınıfa girince saygıdan ayağa kalkanız.
Şimdi bir öğretmenin ardından gözyaşıyla ayağa kalkıyoruz.
Öğretmen dendi mi sesimiz titrer saygıdan önümüzü ilikleriz.
Öğretmen sadece matematik öğretmez, hayat hesabı yapmayı öğretir.
Sadece edebiyat anlatmaz, edebi öğretir.
Sadece tarih anlatmaz, geçmişten ders almayı öğretir.
Toplumu ayakta tutan beton değil, öğretmenin yüreğidir.
Kalemi kırılan bir öğretmen, aslında geleceği kırılmış bir millettir
Bugün de Fatma Nur Öğretmen’e üzülelim…
Lösemi hastası bir çocuğu vardı Fatma Nur Öğretmenin.
ARTAN ŞİDDET OLAYLARI NEDENİYLE KURULA BAŞVURDU ÖNLEM ALIN DEDİ,İSİMLER VERDİ.
O İSİMLERDEN BİRİ FATMA NUR ÖĞRETMENİ KATLETTİ.
Tıpkı daha önce öğrencisi ya da velisi tarafından öldürülen öğretmenlere üzüldüğümüz gibi üzülelim şimdi Fatma Nur öğretmene…
Günün birinde başka bir öğretmen öğrencisi tarafından öldürülene kadar…
Hep üzülüyoruz…
Ama sorunun kaynağına inen yok… Sorunun çözümü için adım atan yok…
Gündemde tutan bile yok…
Kimse görmek istemiyor ama gerçek şu… Okullar öğretmenler için güvenli alanlar değil artık…
Hatta en güvensiz alanlar…
Her an sadece uyardığınız bir öğrencinizin saldırısına uğrayabilirsiniz…
Her an sadece bilgi verdiğiniz bir veli tarafından yanlış anlaşılabilir, saldırıya uğrayabilirsiniz…
Sizi koruyan hiçbir şey yok…
Gönül isterdi ki Kamuoyu, öğretmenlerin içinde bulunduğu durumu bir nebzede olsa görebilsin…
Ama her şeyimiz göstermelik… Tepkimiz bile…
Ortaokul ve lise eğitimi her öğrencinin kolayca ulaşabildiği bir hak, okullar herkesin elini kolunu sallayarak girebildiği yerler olmamalıdır…
Eğitim, öğrencinin kaybetmemek için çok özen göstermesi gereken bir mücevher gibi olmalıdır ki kıymetini bilsin…
Bunun için de akademik eğitim ilkokul ile sınırlı kalmalı, ortaokul ve lise eğitimi zorunlu olmaktan çıkarılmalıdır…
Ortaokul ve liseye sınavla öğrenci alınmalı, çok sıkı disiplin kuralları getirilmeli, kurallara uymayanlar derhal örgün eğitim dışına çıkarılmalıdır…
Hiçbir yaptırım gücü olmayan öğretmenden sınıf ve okul disiplinini sağlamasını beklemek büyük bir haksızlıktır…
Disiplini öğretmen değil, kurallar sağlamalıdır…
“Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir.” – Mustafa Kemal Atatürk
Mekanın cennet olsun Fatma Nur Öğretmenim…

YORUMLAR